Önce Ben

Meme kanserinde erken teşhis için ayda bir kez kontrol yılda bir kez de doktor kontrolü!

Meme kanserinde erken teşhisin öneminden mamografinin keşfine, uzman görüşlerinden tedavi süreçlerine kadar değerli içerikleri sizler için aşağıda derledik. 

Aşağıdaki menüden ilgili başlığı seçerek okuyabilirsiniz.

OnceBenAnne

Meme kanserinde erken teşhis için kendimi ayda bir kez kontrol ediyor, yılda bir kez de doktora gidiyorum.

Sağlığım, geleceğim ve sevdiklerim için "Önce Ben" diyorum... Ya siz?

Kadın sağlığı konusunda erken teşhis gerçekleştirilebilmesi için asla erken ya da geç değildir. Meme kanserinden korunma neden bu kadar önemlidir ve mamografi neden bu kadar belirleyici bir rol oynar?

Bu rutin bir işlem: Yılda bir veya iki yılda bir doktor randevusu alın, kontrol ettirin ve bitti. Görüntüleme prosedürlerinin hızlı ilerlemesi sayesinde önleyici tedbirler giderek daha yaygın ve en önemlisi daha verimli hale geliyor. Bu, Dünya Sağlık Örgütüne göre şu anda dünya çapında en yaygın kanser türü olan meme kanseri için de geçerlidir.

Bu nedenle Siemens Healthineers, farkındalığı artırmaya ve hastaların mamografiden duydukları rahatsızlık hissinin üstesinden gelmelerine yardımcı olmaya kararlıdır. Bunu yapmak için Siemens Healthineers, doktorların günümüzde kullandığı muayene yöntemi ve teknolojisi hakkında bilgi veriyor. (İngilizce)

Örneğin, meme kanseri ABD'de cilt kanserinden sonra en yaygın ikinci kanser türüdür. Almanya'da ise zaten listenin en başında yer almaktadır.

  • Robert Koch Enstitüsü şu anda sekiz kadından birinin yaşamları boyunca meme kanserine yakalanacağını varsayıyor.
  • Hastalık riski yaşla birlikte artar. Özellikle 50 ile 69 yaş arasındaki yaş grubu risk altındadır.
  • Ancak, kadınlarda menopozdan önce de meme kanseri gelişebilir: Tanı konulduğunda her on kadından üçü 55 yaşın altındadır.
  • Meme kanseri sadece kadınların yakalanabileceği bir hastalık değildir: Etkilenenlerin yaklaşık %1'i erkektir.

Pek çok kadının, pozitif bir test sonucundan veya muayenenin kendisinden korktukları için, özellikle de prosedür veya teknoloji hakkında bilgi sahibi olmadıkları için, mamografi gibi tarama testleri konusunda çekinceleri vardır.

Meme PAthway

Birçok kanser türünde olduğu gibi, meme kanseri oluşumunu önlemek için yapılabilecek çok az şey vardır. Yaş, hormonal durum, kalıtsal veya “risk” genleri gibi belirli yönleri etkilemek mümkün değildir. Bu kanser türünün nedenleri hala araştırılmaktadır.

Sağlıklı bir yaşam tarzı -dengeli beslenme, yeterli egzersiz, uygun vücut ağırlığı, alkolden uzak durma- yine de vücudun hastalıklarla savaşma şansını artırabilir. Helmholtz Derneği Alman Kanser Araştırma Merkezi'ne göre, düzenli egzersizin ve özellikle normal aralıktaki vücut ağırlığının koruyucu etkisi hafife alınmamalıdır.

Tam olarak kanserin gelişimini doğrudan etkilemek mümkün olmasa da, hastalık ortaya çıkarsa erken teşhisin olumlu bir seyir şansını artıran en önemli faktör olduğunu unutmamak gerekir. Mamografi en etkili yöntemdir ve palpasyon ve ultrasondan bile daha etkilidir. Alman Kanser Derneği Brustkrebs Deutschland e.V.4, mamografide tespit edilen bir kitlenin ortalama boyutunun 0,5 cm olduğunu, kadınların düzenli olarak kendi kendine muayene yoluyla tespit edebileceği ortalama bir yumru boyutunun 2 cm olduğunu varsaymaktadır.

Özellikle meme kanseri, çok çeşitli korku ve belirsizliklerle ilişkilendirilen bir konudur. Bu nedenle tarama, hastalık ve tedaviler hakkında genel bir bakış elde etmek çok önemlidir. Meme kanserinin yalnızca “yaşlı insanları” etkilediği inancı, birçoğunun mamografiye karşı çekincelerinin olmasının tek nedeni değildir: X-ışınlarının kullanımından endişe duymaktadırlar, tatsız veya acı verici olmasını bekledikleri için yöntemin kendisinden korkmaktadırlar veya başkaları tarafından yapılan olumsuz deneyimler yüzünden cesaretleri kırılmaktadır. Bu endişelerin başında, sonuçtan korkmanın yanı sıra yanlış teşhis, aşırı tedavi ve yaşam kalitesinin kaybı vardır.

Bununla birlikte, temel kural, hastalık ne kadar erken tespit edilirse ve prosedürlerin sayısı ve yoğunluğu ne kadar az olursa iyileşme şansı o kadar iyi olur ve hasta normal yaşama o kadar çabuk dönebilir. Aynı zamanda, teknoloji ilerledikçe muayene ve tedaviler daha da nazik hale gelmektedir. Bunun örnekleri arasında temas yüzeylerinin hasta odaklı geliştirilmesi, görüntüleme teşhisinin her zamankinden daha düzgün hale gelmesi ve ayrıca hedeflenen minimal invazif prosedürler sayılabilir. DSÖ, meme kanseri hastaları arasında yaşa bağlı ölüm oranının, 1980'ler ile 2020 yılları arasında, sürekli gelişen erken teşhis ve tedavi yöntemleri sayesinde sanayileşmiş ülkelerde yaklaşık %40 oranında azaldığını bildirmektedir.

shape22webimageTR

Mamografi sonucu, pozitif tanı alan tüm hastalar için başlangıç ​​noktasıdır. Tedavi daha sonra bireysel yönlerin yanı sıra kanserin tipi ve ciddiyetine göre belirlenir. Yol boyunca atılan her adım, tıbbi teknoloji ile desteklenir ve her zaman etkilenen birey için en iyi çözümü bulmayı amaçlar:

Bu, COVID-19 pandemisi sırasında da değişmedi: Prosedürler mevcut olmaya devam ediyor ve katı enfeksiyon önleme tedbirleri uygulandığında da gerçekleştirilebilir. Meme kanseri hayatın normale dönmesini beklemeyeceği için virüs kimsenin kontrol edilmesini engellememelidir.

philipstraxTR

Philip Strax, mamografinin klinik uygulamaya atılımını sağlamada önemli bir rol oynamıştır.

Boğa büyüklüğündeki X-Ray makinelerinden mamografi için özel sistemlere dönüşmesine kadar olan süreç

X ışını teknolojisinin ilk günlerine ait tüm hikayeler, parlak ve hatta çoğu zaman büyüleyici öncü insanlara sahiptir. Araştırmalara bazen dahiyane bir fikir, bazen çığır açan bir keşif ve bazen de tıpkı radyolog Philip Strax örneğinde olduğu gibi araştırmacının özel hayatındaki bir durum öncülük ediyordu. Strax, kendisi ve ailesi şok edici haberleri aldığında Manhattan’da küçük muayenehanesi olan pratisyen bir hekimdi. Karısı Bertha Goldberg Strax meme kanserine yakalandı ve 1947’de 39 yaşındayken hayata gözlerini yumdu. Philip Strax, hayatı boyunca bu tür bir şoku başkalarının, özellikle de kendi hastalarının yaşamaması için çalışmaya karar verdi.

1963’te Strax ve ekibi, radikal cerrahiden kaçınmak için meme kanserini mümkün olduğunca erken tespit etmenin en iyi yolunu aramaya başladı. Araştırma, 62,000 civarında New Yorklu kadının kitlesel tarama çalışmaları etrafında toplandı. O günlerde hastanelerin çoğu şehrin kuzeyindeydi ve pek çok kadın gereken uzun mesafeleri kat etmeye hazır değildi. Strax, kadınları katılmaya ikna etmek için aramaya başladı. Strax’ın ekibi sonunda bir minibüsü X-ray makinesiyle donattı, Manhattan’ın merkezindeki dondurma kamyonları ve sandviç satıcılarının yanına park etti ve öğle aralarında denekleri inceledi.

mamografiTR

MAMMOMAT sisteminde x-ışını tüpü, koni ve x-ışını filmi “mamografi ünitesi”nin bir parçası olarak hepsi bir arada.

Katılımcı hastanelerin günde birkaç bin mamografi yapmasına izin vermek için kadınlar, birden fazla kabinden oluşan atlıkarınca benzeri bir yapıya kanalize edildi. Bu süreç bütün gün akşam saatlerine kadar devam etti ve rotadaki duraklardan, insanların kabine girdiği ana, hatta giyinip soyunma süreçlerine yani en ince ayrıntısına kadar planlandı. “Maliyetleri azaltmak için sandalye ve aynalardan yararlanıldı.” Bu, mamografinin yararları konusunda şimdiye kadar yapılmış en büyük çalışmaydı ve bazı kadınlarda tümörlerin zamanında saptanması ve tedavisi ile sonuçlandı. Kontrol grubundakilere kıyasla taramaya katılanlarda ölüm oranının yüzde 40 azaldığı görüldü. Mutluluktan kendinden geçmiş haldeki Strax şunları yazdı: “Radyolog, kadınların ve göğüslerinin potansiyel kurtarıcısı haline geldi.”

1960’ların ortasında mamografi henüz emekleme aşamasındayken, yalnızca bir avuç deneyimli uzman, hastalarının meme dokusunun görüntülerini oluşturmak için “tam yetişkin bir boğa büyüklüğünde makineler” kullanıyordu. Bu yeni başlayan teşhis tekniği, operatör açısından büyük bir beceri ve yüksek teknolojik gereksinimler istiyordu. Bununla birlikte o zaman bile, mamografinin gelecekte kanser taraması için giderek daha önemli bir araç olacağı açıktı. Bunu göz önünde bulundurarak 1971’de bir dizi Siemens mühendisi şunları söyledi:” Hızlı ve kolay kullanım sağlayan ve aynı zamanda optimum görüntü kalitesi üreten özel bir mamografi cihazı geliştirmenin gerekli olduğuna inanıyoruz. Siemens MAMMOMAT sistemi, X-ışını ekipmanının meşakkatli konfigürasyonuna olan ihtiyacı ortadan kaldırdı ve meme teşhisi için optimize edilmiş bir X-ışını tüpüne sahipti. Doktorların dokudaki küçük yapıları 0.1 milimetreye kadar görselleştirilmelerini sağladı. “MAMMOMAT” ile, kolay kullanımı, her şeyden önce elde edebileceği yüksek görüntü kalitesi ve hasta için düşük radyasyon yükü sayesinde, genellikle acil olarak tanınan kanser tarama muayeneleri için uygun olan bir cihaz mevcuttu.”

otobustr

2008’de, 34 mammomobil dünya çapında dolaşıyordu.

Siemens Healthineers ilk MAMMOMAT'tan beridir bir dizi yeni teknoloji geliştirerek mamografi alanını şekillendirmeye devam etmiştir. Zamanla artan otomasyon ve dijitalleşme MAMMOMAT ailesinin hemen her yönünü etkilemiştir. 2009 yılından bu yana memenin üç boyutlu görüntülenmesini sağlayan tomosentez gibi önemli kilometre taşlarının geliştirilmesinin yanı sıra, insanları erken teşhisin önemi hakkında bilgilendirmeyi amaçlayan çok sayıda girişimde de bulunuyoruz. Philip Strax, Manhattan'daki bir minibüste öğle yemeği molalarında kadınları ilk kez meme kanseri taramasında kontrol etmesinden yaklaşık 45 yıl sonra, şu anda dünyanın birçok ülkesinde “mammomobiller” var. Bu mobil mamografi üniteleri, Mammomat ilhamıyla donatılmış küçük ama tamamen işlevsel bir muayene odası içermektedir. 2008 Yılında mammomobillerin piyasaya sürülmesiyle Siemens, kırsal kesimdeki kadınlara meme kanseri hakkında bilgi edinme ve sonra da nerede isterlerse orada muayene olma fırsatı vermeyi umuyordu.

pinkcityTR

“Şehrini pembeye boya” başlıklı bir yıl süren kampanyanın ardından 76 ülkeden binlerce fotoğraftan oluşan kolaj

Ekim 2011 - Ekim 2012 tarihleri arasında "Şehrini pembeye boya! Meme kanseri için farkındalığı artır" kampanyasının ana fikrini mümkün olan en yaratıcı ve halka açık yollarla yaymak amacıyla 76 ülkedeki katılımcıların binlerce fotoğraf ve video ürettikleri görüldü. Girişimin amacı, dünyanın dört bir yanındaki insanları erken teşhis konusuyla ilgilenmeye ve kampanyaya katılmalarını teşvik etmekti.

OnceBenCocukSM

Canım annem meme kanserinde erken teşhis için kendini ayda bir kontrol etmeyi ihmal etmez. Yılda bir kez de doktora gider.

Dünya genelinde kadınlar arasında kanser kaynaklı ölümlerin en başta gelen sebebi meme kanseridir. Son yıllarda, tedavi süreçlerinin yanı sıra meme kanserinin erken teşhisi yöntemlerinde de gelişme yaşanmıştır. Ancak bunun için hastalar, gerekli taramalara katılarak ilk adımı atmalıdır. Bu, özellikle daha yüksek risk gruplarındaki örneğin, kişisel veya aile geçmişinde meme kanseri bulunan kadınlar için çok önemlidir.

Ancak kadınların çoğu, ultrason görüntüleme, mamografi veya MRI taramaları yoluyla yapılan taramalara zamanında katılım göstermemeyi tercih etmektedir. Bu tarz testlerden ve meme kanseri olasılığının erken teşhisinden kaçınmak veya ertelemek, sonraki tedavi seçeneklerini kısıtlama ve bunların etkenliğini riske atma gibi ciddi sonuçlara sebep olabilir. Bu durumun hastalar, aileleri ve sağlık sistemi üzerinde önemli etkileri olabilir.

Kadınların taramaları zamanında yapmaktan kaçınması veya ertelemesi ile ilgili sebepler çeşitlilik gösterse de birçoğunun bu tarz testlerle birlikte ortaya çıkan korku ve kaygı ile ilgisi vardır. Eğer bu strese ve kaygıya katkı sağlayan faktörler azaltılırsa daha çok kadının taramalara zamanında katılım gösterme olasılığı da artacaktır.


Aşağıdaki makale sağlık mensuplarına özel hazırlanmıştır.